2 Nisan da bir günlük tüketim boykotu kararı alınmasının ardından Erdoğan yönetimi boykot çağrılarını darbe olarak yaftalayarak hem yargıyla, hem de söylemsel olarak karşı saldırıya geçti ve muhalefeti bastırma çabasına girişti. Son dönemlerde muhalefete dönük soruşturmalarda ön plana çıkan İstanbul Cumhuriyet Savcılığı sosyal medyada boykot çağrısı yapanlara soruşturma açtı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise “Pikaçu”dan sonra boykotu da “emperyalizm” üzerinden suçladı.
2 Nisan da bir günlük tüketim boykotu kararı alınmasının ardından Erdoğan yönetimi boykot çağrılarını darbe olarak yaftalayarak hem yargıyla, hem de söylemsel olarak karşı saldırıya geçti ve muhalefeti bastırma çabasına girişti. Son dönemlerde muhalefete dönük soruşturmalarda ön plana çıkan İstanbul Cumhuriyet Savcılığı sosyal medyada boykot çağrısı yapanlara soruşturma açtı. Boykot çağrılarıyla ilgili soruşturma başlatılırken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, alışverişe çıktı ve vatandaşları alışveriş yapmaya davet etti, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise sabaha karşı attığı twette “Asıl hedefleri yerli üretimi durdurmak” dedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise “Pikaçu”dan sonra boykotu da “emperyalizm” diye yaftaladı. Yurttaşların 2 Nisan’da ülke genelinde bir günlük boykot etme çağrısı birçok sanayi ve ticaret odası yöneticisi bu boykottan ekonomik zarar görme korkusu ile iktidarın yanında hizalanarak boykot çağrılarına tepki gösterdi.

Ticaret Bakanı Alışverişte
Ticaret Bakanı Ömer Bolat “boykot çağrılarına” karşı alışverişe çıktı. Bolat vatandaşlara “yarının alışverişini bugünden yapmaları” çağrısında bulunarak, “2 Nisan, Türkiye ekonomisinde tarihi bir gün olacak. Yapanlar, üretenler kazanacak, yıkmaya, durdurmaya çalışanlar kaybedecek” dedi.
İçişleri Bakanı Ancak Sabaha Karşı Uyuyabildi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise boykot çağrılarına gece 03.57’de cevap verdi. Boykotun Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına yönelik bir sabotaj olduğunu iddia eden Yerlikaya “Asıl hedefleri yerli üretimi durdurmak” ifadelerini kullandı. Yerlikaya “Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir! Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir!” dedi.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise CHP’yi marjinal bir örgüt olarak nitelendirdi ve amaçlarının Türkiye’ye zarar vermek olduğunu iddia etti. Boykot çağrılarının da ekonomiye yapılan bir “saldırı” olduğunu savundu.
Baş Danışman Her Yerde Emperyalizm Görüyor
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise tüketim boykotuna ilişkin açıklamasında, halkı yine “emperyalist operasyon”la suçladı. Uçum daha önce de eylemde polisler tarafından kovalanan Pikaçu’yu “emperyalist” olarak suçlamıştı.
Uçum, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Türkiye’de eylemi kışkırtan merkezler 5 Nisan günü ABD’de eylem organize ediyor” dedi.
Mafyatik Saldırılar da Boykotla İlişkilendirildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, boykot çağrıları ve bazı işyerlerine yönelik ‘eylemlere’ ilişkin soruşturmaların birleştirildiğini duyurdu. Yıldız, boykot çağrılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bazı işyerlerine yönelik fiziksel ve sözlü şiddet eylemlerine ilişkin soruşturmalar da bu soruşturma ile birleştirildi” dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “tüketim boykotu” çağrısı yapanlar hakkında “nefret ve ayrımcılık ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla re’sen soruşturma başlattı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da “Hukuksuz boykot çağrıları kabul edilemez! Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı markaları hedef alan sistemli boykot çağrısı, ekonomik düzene yönelik organize bir karalama kampanyasıdır.” derken AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Siyasi tarihimizdeki en büyük siyasi fanatizm ve sosyal bölücülük.” ifadelerini kullandı.
Medya Ve Sanatçılar Tehdit Edildi
Başlayan protestoları ekrana yansıtan televizyon kanallarını önce tehdit eden, ardından da ağır cezalara çarptıran Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) de boykot çağrıları için tehdit savurdu.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin “Boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanallar ve yayınlar izleme değerlendirme uzmanlarımızca takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır” dedi.
Tüketim boykotuna destek veren sanatçılara da gözdağı verildi. TRT, boykot çağrısı yapan oyuncu Aybüke Pusat’ı ‘Teşkilat’ dizisinden, Pusat’a destek veren senarist Ali Aydın’ın Mevlana’yı konu edinen ‘Rumi’ dizisini de Tabii ‘den çıkardı.
İktidar yanlısı kalemlerden Cem Küçük de önceki akşam boykota destek veren sanatçıları önce ihbar etti sonra “ifadeye çağırılacaklar” dedi.
Küçük katıldığı bir televizyon programında “Yarın büyük gün” diyerek, Murat Daltaban, Emre Kınay ve Aybüke Pusat’ın boykot çağrısı üzerine ifadeye çağırılacağını söylemişti. Küçük, “Nerden biliyorsun” sorusu üzerine “Biliyorum ifadeye çağrılacak bunlar” diye yanıt vermişti.
Yandaş Sermaye Çok Korktu ‘Boykot’ Karşıtı Açıklamalar Yaptılar
Yurttaşların 2 Nisan’da ülke genelinde bir günlük boykot etme çağrısı birçok sanayi ve ticaret odası yöneticisi tarafından da tepkiyle karşılandı. Patron örgütleri, boykotun “Yerli ve milli şirketlerle Anadolu sermayesine zarar verdiğini” söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: “Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır”.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken: “Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkâra destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı.”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı: “Yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir.”
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın: “Ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil, aksine akıl tutulmasıdır.”
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: “Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasinin ve yasaların sınırları içinde hareket edilmesinin ülkemiz için yararlı olacağını düşünüyorum.”
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç: “Üretim ve istihdamın devamlılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üretim, istihdam sağlayan firmalarımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizi hedef göstermek, ülkemizin ekonomik geleceğine zarar vermektir. Üretim ve ticaret, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli, emeğiyle ayakta duran, binlerce insanımıza iş imkânı sunan işletmelerimiz bireysel tepkilerin hedefi olmamalıdır”
Ancak İktidarın milli güvenlik paniği fayda vermedi ve boykot kararı alanlar boykotu yaptı AVM’ler Alışveriş Merkezleri ve Kafeler boş kaldı. Böylece sokak gösterileri sonrası boykotta İktidarın kâbusu oldu.